KÖŞE YAZILARI

CD YAPIMLARI:

Kendi bestecilerimizin pek çok eserine ve kendi icracılarımızın kayıtlarına işitsel olarak ulaşılmasını sağlamak ve Türk müzik arşivini zenginleştirmek amacıyla, aktif gazetecilikten emekliye ayrıldığı 1998 yılından itibaren çalışmalara başlayan Şefik Kahramankaptan, bu alanda   2020'ye kadar bazıları ikili olmak üzere 40 klasik müzik albümü yapımı gerçekleştirmiştir. Besteci ve icracıların muvafakatnamelerini kendilerinden veya varislerinden temin etmiş, kayıt ve yapım finansmanı için çeşitli devlet kurumları ile özel kuruluşların desteğini almıştır. Henüz bandrol zorunluluğu olmayan dönemde, destekçi kuruluşların amblemi altında ve promosyon olarak dağıtılmak üzere yaşama geçirilen bu yapımları, daha sonra A.K. Müzik, SCAMV ve ÇAĞSAV Müzik etiketleri altında sürdürerek, rafa çıkmasını sağlamıştır. Şefik Kahramankaptan'ın projelendirip, yapımlarını tamamladığı CD albümleri günümüzden geriye doğru şöyle sıralanmaktadır.

 

 

ULUCAN TRİO / Piyanolu Üçlüler

Oda müziği alanında yıllarca etkinlik göstermiş üç müzisyen,  kemancı Özcan Ulucan, çellist Ozan Evrim Tunca ve piyanist Birsen Ulucan 'dan oluşan Ulucan Trio,  piyanolu üçlü alanındaki sevilen eserleri seslendirmenin ötesine geçtiler. Araştırmacı bir ruh ve müzik tutkularıyla Türk bestecilerinin bu alandaki verimini araştırdılar. Bazı bestecileri de piyanolu üçlü bestelemeye özendirdiler. Nitekim üç Türk ve bir Fransız bestecinin eserlerinden oluşan çağdaş  programları büyük ilgi gördü. Ö.Manav'ın Laçin'i zaten bu alanın seçkin bir eseriydi. Ö. Sönmez bir eserini yeniden ele aldı, B. Gençkal'ın triosu ise hazırda bekliyordu. Fransız besteci M. Ravel’in triosuyla birlikte ortaya seçkin ve doyurucu bir program çıktı. Kaydı dinleyen üç tanınmış müzisyenin yorumları albümün kalitesini ortaya koyar nitelikte. ÇAĞSAV MÜZİK, Ulucan Trio'nun bu ilk CD kaydını Türk müzik arşivine kazandırmaktan ve dinleyiciye sunmaktan onur duyuyor.

 

 

 

 

CENGİZ TANÇ: ORKESTRA YAPITLARI    ÇAĞSAV Müzik, 2019

Canlı kayıtlardan oluşan bu albümü, Cumhuriyet dönemi müzik tarihimizde yaptığı hizmetler ve besteleriyle önemli bir yeri olduğunu düşündüğümüz, ama erken ölümünden sonra eserleri ve kendisi unutulmaya yüz tutan Cengiz Tanç'ın yapıtlarının yaşatılması, orkestraların ve toplulukların, müzik öğretmen ve öğrencilerinin bilgilendirilmesi için oluşturduk. Umarız, sadece akademik alanda değil, orkestralar ve klasik müzik dinleyicisi arasında da, bu yeni müzik alanında önemli bir çıkış yapmış olan Cengiz Tanç'ın eserleri hakettiği yankıyı bulacaktır. Albümün yayımlanabilmesi için çaba gösteren ve finansmanına katkıda bulunan tüm müzikseverlere şükranlarımızı sunuyoruz. Kapakta ressam Habib Aydoğdu'nun tablosu bulunuyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

ATEŞ PARS: SENFONİK ESERLER    ÇAĞSAV Müzik, 2019


Her bestecinin kendine özgü bir tarzı vardır. Kimileri yaşamlarının bir döneminde tarz değiştirirler. Bazıları da bildiklerinden şaşmaz, kendi temel görüşleri doğrultusunda müziklerini geliştirmeye çalışırlar. Ateş Pars, atonal, dizisel müzik yazma konusunda israrcı oldu, birkaç küçük esinti dışında folklörden uzak durdu ve kendini bu yönde geliştirdi. Türk bestecileri arasında halen atonal, dizisel müzik yazmakta israr eden tek besteci olan Ateş Pars'ın bir piyano konçertosu, iki senfonisi ve üflemeli çalgılar yedilisi bu albümde. Kapakta ressam Zahit Büyükişleyen'in tablosu bulunuyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

TÜRK GİTAR KONÇERTOLARI ( 2 CD)     ÇAĞSAV Müzik, 2018

 

Gitarist bestecilerle gitar için yazmış bestecilerimizin eserlerini sunduğu “Gitar Buluşmaları” başlıklı albümden sonra, bu kez “Türk Gitar Konçertoları” nı  dinleyiciyle buluşturduk.  Bilinmeyen, hiç çalınmamış ya da daha önce sadece bir kez seslendirilmiş 6 konçertoyu üç ayrı orkestranın eşliğinde 2 CD'de topladık.  29 Haziran / 2 Temmuz 2016 tarihlerinde Ankara Bilkent'te canlı olarak kaydettiğimiz “Türk Gitar Konçenrtoları”nın, ülkemizdeki özel ve devlet orkestralarına, bestecilerimizin gitar konçertolarını repertuarlarına alma yönünde esin kaynağı olmasını diliyoruz. Kapakta ressam Adnan Turani'nin tablosu bulunuyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

SEMADA EMPATİ / Semih Korucu / Ruşen Güneş (Viyola)   ÇAĞSAV Müzik, 2018

Duayen viyolacımız Ruşen Güneş, bu çalgı için yazılmış eserler dağarına, verdiği siparişlerle pek çok önemli eser kazandırmıştır. Derinlikli bestecimiz Semih Korucu  da, başta 'Sarsılmışlar İçin Müzik' olmak üzere, yazdıklarıyla seçkinleşen bir müzik insanıdır. Bu iki önemli kişiliğin gayretleriyle Türk ve Batı çok sesli müziğinin önemli bestecilerinin eserlerini de içerecek biçimde yapılan bu kayıt, geçmiş, günümüz ve gelecek bağlamında müzik arşivimizde yerini almaktadır. Kapakta ressam Hıır Yağcı'nın tablosu bulunuyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

 

İLHAN BARAN / ATEŞ PARS (İlhan Baran Anısına)    ÇAĞSAV Müzik, 2017

Bilkent Senfoni Orkestrası, Şef: Sasha Makila, Hacettepe Senfoni Orkestrası, Şef: Burak Tüzün    

 

Bu albümde birer eserle buluşan İlhan Baran ve Ateş Pars aralarında 9 yaş farka karşın, aynı yıllarda Paris'te bulundular, arkadaş oldular. Baran Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla, Pars ise 6660 sayılı Üstün Yetenekleri Çocuklar Yasası kapsamında Paris'teydi. İlhan Baran'ı 28 Kasım 2016 tarihinde yitirdik. Baran son buluşmamızda ' Ateş Türkiye'ye gelirse bizi biraraya getir' demişti. Ne yazık ki ömrü vefa etmedi. Ama bu arzusunu sözlü bir vasiyet kabul ederek, onları bu CD'de buluşturmuş olduk. Töresel Çeşitlemeler, İlhan Baran'ın büyük orkestra için yazdığı tek ve son eseridir. Yazılışından 36 yıl sonra Sasha Makila yönetiminde Bilkent Senfoni Orkestrası tarafından seslendirilen dünya prömiyerinin canlı kaydını, Türk müzik arşivine kazandırmaktan ve müzikseverlere sunmaktan gurur duyuyoruz. Aynı biçimde Ateş Pars'ın Yaylılar için yazmış olduğu 9. Senfonisinin şef Burak Tüzün yönetimindeki Hacettepe Senfoni Orkestrası tarafından yapılan prömiyerinin canlı kaydı bu CD'de yer alıyor. Kapakta gazeteci-ressam Fikret Otyam'ın tablosu bulunuyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

ANKARA GENÇLİK SENFONİ ORKESTRASI / Mozart, Beethoven, Türkmen   ÇAĞSAV Müzik, 2016

Ankara Gençlik Senfoni Orkestrası (AGSO), şef Orhun Orhon ve öğrencileri tarafından 2011 yılında kuruldu. Bilkent ve Hacettepe Üniversiteleri Müzik Bölümü öğrencileri ile Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Orkestra Akademik Başkent, Hacettepe  Senfoni Orkestrası gibi Ankara’nın önde gelen müzik kurumlarının genç profesyonel müzisyenlerinden oluştu.  Yüksek icra kalitesiyle verdikleri konserler nedeniyle 2016 yılında Donizetti Ödülleri'nde Yılın Orkestrası Ödülünü kazanan AGSO'nun Haydn ve Mozart'ın birer eseri yanında Türk bestecisi Onur Türkmen'in özel bir eserinin de yer aldığı bu CD, genç müzisyenlerin de uluslararası kalitede iş çıkarabildiğinin göstergesi.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 Ruşen Güneş: Türk Bestecilerinden Viyola Parçaları - CD - Opus3a

TÜRK BESTECİLERİNDEN VİYOLA PARÇALARI / RUŞEN GÜNEŞ         ÇAĞSAV Müzik, 2015

Viyola yaylı çalgılar ailesinde kemanla viyolonsel arasında yer alan, orkestralarda denge kurma açısından önemli görev üstlenen bir çalgı. Geçmişte viyolayı da genellikle kemancılar çalarken, giderek bir uzmanlaşma gelişerek salt viyolaya odaklanan bir çalgıcı grubu oluşmuştur. Doğrudan viyola için bestelenen eser sayısı, keman ve viyolonsel dağarına göre daha azdır. Viyolacılar bu açığı uyarlamalarla kapatmışlardır.
Ruşen Güneş, bir viyola solisti olarak İngiltere'deki orkestralarda solo viyolacılık mertebesine yükselmekle yetinmemiş, viyola için beste dağarının artması için de çaba göstermiş bir sanatçımızdır. Bunun için siparişler vermiş, bazı bestecilerimizin bu çalgıya ilgi duymasını ve eser yazmasını sağlamıştır. Bu CD'de Necil kazım Akses, İlhan Usmanbaş, Yalçın Tura, Herman Özkalfayan, İpek Mine sonakın, Ateş Pars ve Ruşen Güneş'in  solo viyola için yazmış oldukları çeşitli eserleri, büyük usta Ruşen Güneş'in seslendirmesiyle bir araya getirdik. Böylece ilk kez bir 'solo viyola' CD'sini Türk müzik arşivine kazandırdık.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

 İdil Biret: Pars: Piyano ve Orkestra için Konçerto, 3.Senfoni - CD ...

ATEŞ PARS, BURAK TÜZÜN, İDİL BİRET / Piyano ve Orkestra için Konçerto, 3.Senfoni   ÇAĞSAV Müzik, 2015

Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, Anadolu Senfoni Orkestrası, Şef: Burak Tüzün

 

Bu CD'de yer alan iki eserin kaydı da 'Dünya Prömiyerleri' sırasında alınmış canlı kayıtlardır. 1. Piyano Konçertosu için anıtsal piyanistimiz İdil Biret seslendirme sonrası şunları söylemiştir: “Ateş Pars'ın 1. Piyano Konçertosunu zevkle çaldım. Son derece girift harmonisi olan, zekâ dolu parlak bir yapıt. İyi bestelenmiş eserlerin ortak yönü sırf hesapla değil içten duyularak yazılmış olmalarıdır. Ateş Pars'in konçertosu da bunun kanıtıdır. Böyle özgün ve ustaca yazılmış bir eser kazandığımız için çok mutluyum.” 3. Senfoni'nin kaydı ise Eskişehir'e Anadolu Senfoni Orkestrası'nın konseri sırasında yapılmıştır.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

 

OF LİGHT AND SHADOWS  / HEZARFEN ENSEMBLE       ÇAĞSAV Müzik, 2015

Hezârfen (Ahmet Çelebi), 17. yüzyılda kendi geliştirdiği kanatlarla uçmayı başaran Türk bilginine takılan addır. Günümüz Türkçesine Binbilgili diye çevrilebilir. Döneminde gelişimi, ilerlemeyi temsil eden insandır.
Hezarfen Ensemble da, günümüz çok sesli müziğinde adını aldığı bilim insanı gibi, yeniliği, çağdaşlığı temsil eden, bestecilerimizin yeni müziklerini seslendiren, dünyaya tanıtan bir topluluk. Uluslararası kimliğini, Amerikalı, Alman ve Türk müzisyenlerin işbirliğinden alıyor. Çağcıl bestecilerimizin müziklerini, 23 Mart 2013'te Berlin'de düzenlenen März Musik Festival'de seslendirdiklerinde, hem bestecilerimiz hem de Hezarfen Ensemble büyük beğeniyle karşılandı. CD'de bu konserin canlı kaydı yer alıyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

Ankara Gençlik Senfoni Orkestrası, Orhun Orhon: SCAMV Ulusal Beste ...

SCAMV ULUSAL BESTE YARIŞMASI / UTAR ARTUN, ERAY İNAL     SCAMV 2014

Ankara Gençlik Senfoni Orkestrası, Şef: Orhun Orhon

Sevda-Cenap And Müzik Vakfı'nın 40. Yılı dolayisiyle, şartnamesi Şefik Kahramankaptan tarafından hazırlanan bir beste yarışması düzenlendi. Yarışmada birinciliğe değer eser bulunamazken, Utar Artun'un Paradoks başlıklı eseriyle, Eray İnal'ın Anadolu Rapsodisi başlıklı eseri ikinci ve üçüncü oldu. Bu eserlerin yıldönümü kutlamasında canlı yapılan seslendirmesi kayıt altına alınarak bu CD oluşturuldu.

https://www.opus3a.com/f/sevda-cenap-and-muzik-vakfi/a0e01ac9e4b021280040337d2ebf51e9/cd

 

ŞÖLEN DİKENER ve ARKADAŞLARI - PREMIER KAYITLAR

PREMIER KAYITLAR / ŞÖLEN DİKENER VE ARKADAŞLARI   ÇAĞSAV Müzik  2014

Adnan Saygun Sonat, Necil Kazım Akses Yaylı Üçlü, İlhan Baran Sonatina

 

Ahmet Adnan Saygun'un   ilk evresinin kompozisyon ustalığı ve işçiliği açısından  başyapıtı olarak kabul edilen Viyolonsel-Piyano Sonatı, 1935'te yazılışından 79 yıl sonra ulaşılabilir bir CD'de ilk kayıt olarak yer aldı.  “Şölen Dikener ve Arkadaşları” başlıklı CD'de ayrıca Türk Beşleri'nden Necil Kazım Akses'in “Yaylı Üçlü”sü ile İlhan Baran'ın “Sonatina”sının da ulaşılabilir ilk kayıtları yer alıyor. CD'de ayrıca Kamran İnce'nin “Tracing” adlı yapıtı da bulunuyor. Çalışmada çellist Şölen Dikener'in yanısıra yer alan diğer sanatçılar Kamerhan Turan (piyano), Çetin Aydar (viyola) ve Elisabeth Reed Smith (keman). Şefik Kahramankaptan'ın projelendirip sonuçlandırdığı “Şölen Dikener ve Arkadaşları” başlıklı CD'nin kapağında müzik etkinlikleriyle ilgili çalışmalarıyla tanınan ressam Suna Özkalan'ın karışık teknik bir tablosu yer alıyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

Ateş Pars: Pars: Oda Müziğinde Atonal - CD - Opus3a

ODA MÜZİĞİNDE ATONAL / ATEŞ PARS     ÇAĞSAV Müzik, 2013

Ülkemiz ne yazık ki, kimi değerlerini küstürüp, onların verimlerini yurtdışında başka toplumlara yöneltmelerine yol açıyor. Harika Çocuklar Yasası'ndan yararlandırılarak Paris'te piyano ve kompozisyon eğitimi almış Ateş Pars da, bu değerlerimizden biriydi. Paris dönüşü Ankara'da yaşadıkları, onu yurtdışına yöneltii. Ama son yıllarda, bu satırların yazarı tarafından sessizce çalıştığı küçük Alman kentinde bulunuşu ve Burak Tüzün gibi kimi genç orkestra şeflerimizin ilgisinin de katkısıyla, yapıtlarının Türkiye'de seslendirilmesi için gelen tekliflere olumlu bakmaya başladı. Atonal türde müzik yazan, kendi halk müziğimizden esinli ezgilere pek az yer veren Ateş Pars'ın oda müziği alanındaki bestelerinden önemli bir seçki  bu albümde yer alıyor. Kapakta ressam Kayıhan Keskinok'un tablosu bulunuyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

Zeynep Üçbaşaran: Liszt İstanbul'da - CD - Opus3a

LİSZT İSTANBUL'DA / ZEYNEP ÜÇBAŞARAN     ÇAĞSAV Müzik,  2013

Tarih sadece okunmaz, aynı zamanda dinlenebilir. Bu CD, “dinlenebilir tarih” örneğidir. Büyük besteci ve piyanist Ferenç Liszt'in 1847 yılında İstanbul konserlerinde seslendirdiği programdan titiz bir seçimi içermektedir. Piyanist Zeynep Üçbaşaran bu programı 2012 yılında çeşitli Avrupa radyolarında çalmış, ayrıca Budapeşte Büyükelçimiz H.Kemal Gür'ün organizasyonuyla Budapeşte'deki Liszt Müzesi'nde ve Macaristan'ın Miscolc kentindeki Bela Bartok salonunda canlı olarak seslendirerek büyük takdir toplamıştır. CD'de bu programı, bir Liszt uzmanı olan Zeynep Üçbaşaran'ın titiz icrasının kaliteli bir kaydıyla yer alıyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

 Gitarla Buluşma (2013, CD) | Discogs

GİTARLA BULUŞMA / 2 CD      ÇAĞSAV Müzik , 2013

Türk gitar repertuarına önemli bir katkı olarak yeni yayımlanan “Gitarla Buluşma” başlıklı albüm 2 CD'den oluşuyor. CD'lerden birinde “Gitar İçin Yazan Besteciler”, diğerinde ise “Gitarist Besteciler”in eserleri yer alıyor. İlk grupta İstemihan Taviloğlu'nun “Solo Gitar İçin Sonat” ile Nejat Başeğmezler'in iki gitar, iki keman, viyola, viyolonsel ve kontrabas için “Yamacıma Gel”i başta olmak üzere, yeni besteci kuşağından Onur Türkmen, Turgut Pöğün, Tolga Yayalar, Koray Sazlı, Murat Çolak, Alican Çamcı, Canbekir Bilir'in eserleri yer alıyor. Gitarist Besteciler CD'sinde ise Serkan Yılmaz, Çağatay Azat, Kazım Çokoğullu, İlke Şen, Bekir Küçükay , Ceyhun Şaklar ve meslek yaşamlarını Güney Amerika ülkelerinde sürdüren Serhat Erkan ile Çağdaş Üstüntaş'ın eserleri var. Bu besteci ve gitaristlerin çoğu, akademik yaşamda da değişik ünvanlarla yer alan, bazıları master ve doktora çalışmalarını sürdüren müzisyenler. Eserleri seslendirenler : Kürşad Terci, Kağan Korad, Mehmet Karagülle, Hasan Meten, Kazım Çokoğullu, Ceren Baran, Utkan Aslan, Mehmet Özkanoğlu,  Çağatay Azat , Anıl Gelenler, Hande Cangökçe, Çağatay Erol ,  Özgün Mühür , Güray Alyörük (gitar), Cem Önertürk (flüt), Eda Delikçi, Özgül Gök (keman), Sema Hakioğlu (viyola), Yiğit Ülgen (viyolonsel), Burak Noyan (kontrbas).

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 orkestra@modern, İnci Özdil, İlhan Usmanbaş: Usmanbaş: Küçük Gece ...

İLHAN USMANBAŞ / ORKESTRA MODERN       SCAMV,  2013

Sevda - Cenap And Müzik Vakfı, kuruluşundan itibaren olanakları elverdiğince Türk bestecilerinin yeni yapıtlar bestelemesini, yeni topluluklar kurulmasını, şef ve icracılarımızın kayıt yapmalarını özendirmeye çalışmıştır. Bu çerçevede, Vakfın öncülüğünde kurulan orkestra@ modern, şef İnci Özdil yönetiminde, İngiliz kemancı Peter Sheppard Skaerved ve piyanist Türev Berki solistliğinde, bestecilik ve eğitimcilik hizmetleri nedeniyle SCAMV Onur Ödülü Altın Madalyası sahibi, besteci İlhan Usmanbaş'ın bazı yapıtlarını 20 Nisan 2008 tarihinde özel bir konserde seslendirmiştir. Bu konser canlı olarak kayda alınmıştır. Bu kayıt, Usmanbaş'ın “Gençliğe Hitabe” adlı yapıtının da eklenmesiyle , Vakfın 40. yılının kutlandığı 2013'te Şefik Kahramankaptan tarafından CD olarak yayıma hazırlanmıştır. Bu CD, günümüz teknolojik koşullarına uygun yapısı ve içerdiği bilgilerle, Usmanbaş'ın değişik dönem ve tür yapıtları hakkında önemli bir belge niteliğini taşımaktadır.

https://www.opus3a.com/f/sevda-cenap-and-muzik-vakfi/a0e01ac9e4b021280040337d2ebf51e9/cd

 

Ulvi Cemal Erkin, Johann Sebastian Bach, Sir Edward Elgar, Suna ...

ULVİ CEMAL ERKİN /  Johann Sebastian Bach /  Edward Elgar       SCAMV, 2013

Ankara Oda Orkestrası, Şef: Gürer Aykal,  Solist: Suna Kan ( keman)

SCAMV, 1977 yılından itibaren, Ankara Oda Orkestrası'nın kuruluş ve gelişimine destek vermiş, Türk Beşleri'nden Ulvi Cemal Erkin ile Johann Sebastian Bach ve Edward Elgar'ın yapıtlarının yer aldığı bir LP, şef Gürer Aykal yönetiminde ve başkemancı Suna Kan'ın solistliğinde doldurulmuştur. Mevcudu tükenmiş bu kayıt 2013'de bu kez CD olarak, kapsamlı bir kitapçıkla, program notlarını da içeren biçimde Şefik Kahramankaptan tarafından yayıma hazırlanmıştır.

https://www.opus3a.com/f/sevda-cenap-and-muzik-vakfi/a0e01ac9e4b021280040337d2ebf51e9/cd

 Ruşen Güneş, Gürer Aykal, Bilkent Senfoni Orkestrası, London ...

AHMET ADNAN SAYGUN / VİYOLA KONÇERTOSU

Londra Filarmoni Orkestrası, Şef: Gürer Aykal    Solist: Ruşen Güneş (Viyola)     SCAMV, 2013

SCAMV 1988 yılında, Ahmet Adnan Saygun'un Viyola Konçertosunu, eserin ilk icrasını yapan değerli viyolacımız Ruşan Güneş'in solistliğinde şef Gürer Aykal yönetimindeki Londra Filarmoni Orkestrası'na kaydettirmiştir. Bu kayıt LP olarak, daha sonra da CD olarak yayımlanmıştır. Ancak mevcutlarının tükenmesi nedeniyle, Vakfın 40. yılında bu kayıt yeniden CD olarak, daha kapsamlı bir kitapçıkla, program notlarını da içeren biçimde Şefik Kahramankaptan tarafından yeniden yayıma hazırlanmıştır. CD'ye, SCAMV tarafından Besteci-şef Ertuğ Korkmaz'a Cenap And anısına ısmarlanan ve birkaç kez seslendirilen And Senfonik Şiiri de eklenmiştir.

https://www.opus3a.com/f/sevda-cenap-and-muzik-vakfi/a0e01ac9e4b021280040337d2ebf51e9/cd

 

JOHANN SEBASTİAN BACH / ADNAN SAYGUN   SCAMV,  2013

Ankara Oda Orkestrası, Şef:Gürer Aykal  Solist: Suna Kan (Keman)

Ankara Oda Orkestrası'nca vakıf desteğiyle  Türk Beşleri'nden Ahmet Adnan Saygun ile ile klasik müziğin babası sayılan Johann Sebastian Bach'ın yapıtlarının yer aldığı bir LP, şef Gürer Aykal yönetiminde ve başkemancı Suna Kan'ın solistliğinde doldurulmuştur. Mevcudu tükenmiş bu kayıt, 2013'de CD olarak, Şefik Kahramankaptan tarafından daha kapsamlı bir kitapçıkla, program notlarını da içeren biçimde yeniden hazırlanarak yayımlanmıştır.

https://www.opus3a.com/f/sevda-cenap-and-muzik-vakfi/a0e01ac9e4b021280040337d2ebf51e9/cd

 

Duo Mares: Tınıların Zenginliği - CD - Opus3a

TINILARIN ZENGİNLİĞİ / DUO MARES

Esra Pehlivanlı (viyola), Marko Kasll (Akordeon)  ÇAĞSAV Müzik, 2012

 

Duo Mares, dünyadaki ilk viyola-akordeon ikilisidir. Hollanda'da yaşayan Türk viyolacı Esra Pehlivanlı tarafından Avusturyalı akordeoncu Marko Kassl'la birlikte 2004 yılında kurulmuştur. İki enstrümanın ses renklerinin birbirine çok yakıştığını saptayan sanat yazarı ve yapımcı Şefik Kahramankaptan, Duo Mares için yeni parçalar kazandırılması için bestecilerimize eser siparişleri vermiştir. Ggenç Türk bestecilerinin yazdığı klasik, neoklasik ve modern tarzlardaki özgün yapıtlar, Duo Mares'le Ankara'da Bilkent Senfoni Orkestrası salonunda 2010 yazında kaydedilmiştir. Albümde, gene Hollanda'da yaşayan Selim Doğru'nun viyola-akordeon ve orkestra için yazdığı “Şeytanın Günlüğü” adlı yapıtın , şef Burak Tüzün yönetimindeki Anadolu Senfoni Orkestrası'nca gerçekleştirilen prömiyerindeki canlı kaydıyla, Hollandalı besteci Roderik De Man'ın bir parçası da yer alıyor. Kapakta ressam Adnan Turani'nin tablosu bulunuyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

“VİYOLONSELİN DÂHİ ÇOCUĞU” BENYAMİN SÖNMEZ ANISINA

Sonat, Parça ve Konçertolar / 2 CD    ÇAĞSAV Müzik, 2012

 

Albüm, 1 Aralık 2011 tarihinde, henüz 28 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara'da ölen, “viyolonselin dâhi çocuğu” olarak ünlenen Benyamin Sönmez'in canlı kayıtlarından oluşuyor. Bu kayıtlar,  Şefik Kahramankaptan tarafından tek tek, ailesinden ve Sönmez'in arkadaşlarından toplandı. İcra, eşlik ve ses kalitelerine göre ayrılan, teknolojik işlemlerle temizlenen kayıtlar, 2 CD' den oluşan bu albümde birleştirildi. Birinci CD'de, Benyamin Sönmez'in aralarında Oxana Jablonskaya, Tuluğ Tırpan, Gülmira Tokombaeva'nın da bulunduğu piyanistlerle birlikte seslendirdiği eserler yer alıyor. Bu CD'de eserleri bulunan besteciler, Beethoven, Chopin, Brahms, Tuluğ Tırpan, Muhiddin Dürrüoğlu, Saint-Saens veMassenet. İkinci CD'de ise Sönmez'in, şef Erol Erdinç yönetimindeki Hacettepe Senfoni Orkestrası eşliğinde seslendirdiği Dvorak'ın Si Minör Viyolonsel Konçertosu ile Omri Hadari yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde çaldığı Elgar'ın Mi Minör Viyolonsel Konçertosu bulunuyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

Ayur Trio - Dönüşümler Fiyatı, Taksit Seçenekleri ile Satın Al

DÖNÜŞÜMLER / AYUR TRİO : Baran Dönüşümler ve Çaykovski Trio      ÇAĞSAV Müzik,  2012

AYUR Trio 2011 yılında Hollanda'da kuruldu. Kısa sürede başarılı bir başlangıç yaptı. Araştırmacı bir ruh ve büyük müzik sevgisiyle bir araya gelen piyanistHülya Keser, kemancı Adelina Hasani ve çellist Paul Uyterlinde ilk CD'lerinin kaydını 2012'de Hollanda'da gerçekleştirdiler. Kaydın bir albüm olarak yapımı Garanti Bankası Hollanda Şubesince desteklendi. Albüm, İlhan Baran'ın uluslararası alanda en çok seslendirilen triosu olan Dönüşümler'in adını taşıyor.  Besteci 1975 yılında tamamlayıp yayımladığı bu yapıtında, Türk halk müziğinin karakteristik ögelerini, izlenimci renklerle birleştirir. Albümdeki ikinci eser ise, Rus müziği denildiğinde akla ilk gelen birkaç isimden biri olan Çaykovski'ye aittir. La minor Op.50 Piyano Trioyu Çaykovski birkaç kez elden geçirdikten sonra, kendi ölçütlerine göre “mükemmel”e varmıştır. Uzunluğuna karşın, Rusya ve Dünyanın sayılı büyük solistleri bir araya gelerek bu üçlüyü seslendirmişlerdir.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

 

 

ÇAĞDAŞ MİNYATÜRLER  / Yeşim Gökalp, Piyano    ÇAĞSAV Müzik, 2011

 

Her albüm çalışmasının kendine göre bir “anlam ve önemi” vardır. “Çağdaş Minyatürler” albümünün önemi, çağcıl bestecilerimiz İlhan Baran ile Ateş Pars'ın üç yapıtını, ulaşılabilir ilk kayıtlar olarak Türk müzik arşivine kazandırmasıdır. 20. Yüzyılın Avrupa, Amerika ve Türkiye'deki piyano müziğinden kesitler sunulurken, “minyatür” anlamında Szymanowski ve Bernstein'ın da, hem karakteristik, hem de ülkemizde az tanınan yapıtları seçilmiştir. Beş yapıt birer bütün olarak sunulmakla birlikte, herbirinin alt parçaları bağımsız olarak dinlenebilir niteliktedir. Bu özellik, albümü “Çağdaş Minyatürler” olarak adlandırmamıza yol açmıştır. Kapakta eserine yer verdiğimiz, ÇAĞSAV Onur Ödülü sahibi, Türk resminin önemli ustalarından rahmetli Nuri Abaç'ın tablosu da, yaklaşım olarak çağcıl bir minyatür özellikleri taşımaktadır. Albüm'de  Baran'ın “Mavi Anadolu” ile “Üç Soyut Dans” ve Pars'ın “Altı Envansiyon”unu ulaşılabilir-dinlenebilir kılmakla, Türk bestecilerine karşı görev anlayışımızı bir kez daha ortaya koyduğumuza inanıyoruz. Bu üç yapıt da dünyada ilk kez kaydedilmiştir. Kapakta ressam Nuri Abaç'ın tablosundan detay bulunuyor.

https://www.opus3a.com/f/cagsav-muzik/a374e0c29652aa46221ef56f178ff1ec/cd

Mehmet Can Özer: Siyah Kalem Dansı –Elektroakustik Müzik - CD - Opus3a

SİYAH KALEM DANSI / MEHMET CAN ÖZER,  Elektroakustik Müzik      A.K. Müzik,  2010

“Aşure” adını verdiği programla, akustik seslerin elektroakustik başkalaştırmalarını ve karışımlarını sağlayan Mehmet Can Özer'le ilgili bu CD projesi, özellikle bestecinin yurtdışı ilişkilerinde profesyonel bir kayıtla temsilini sağlamak ve yurtiçinde de meraklılara ilginç bir seçenek sunmak amacıyla oluşturulmuştur. AGE Grubu'nun 35. kuruluş yılında, Mehmet Can Özer gibi genç bir bestecinin elektroakustik çalışmalarının kaydedilip yayımlanması Sn. Selahattin Önen tarafından desteklenmiştir. CD'de yer alan parçalar, çeşitli Avrupa radyolarında da seslendirilmektedir. Ülkemizde yayımlanan ilk ciddî elektroakustik CD'nin esin kaynağı, geçmişi 15. yüzyıla giden, kimliği tam olarak bilinmese de, Mehmet Siyah Kalem olarak kabullenilerek sanat tarihine geçmiş bir Türk çizer-boyarıdır. https://www.opus3a.com/f/ak-muzik/2df58d28a5769a639ed5b229b06bcdee/cd

 

A Y I Ş I Ğ I /  Emirhan Tuğa (Klarinet) - Yuko Tada ( Piyano)   A.K. Müzik / 2010

Beethoven, Schumann, Piazzola, Baker, Tada, Tuğa, Usmanbaş, Poulenc

 

İki değişik ulustan müzisyenin yaşadığı "birlikte müzik yapmanın kıtalararası keyfi"ni yansıtan bir projedir.  Klarnetist Emirhan Tuğa ile piyanist Yuka Tada'nın klarnet-piyano ikilisinin repertuarı, birisi Amsterdam'da, diğeri Hiroşima'da yaşamasına karşın giderek zenginleşmektedir. Bir bölümü özgün beste, bir bölümü uyarlama yapıtların seslendirildiği bu CD'de en önemli kayıt İlhan Usmanbaş'ın Klarnet-Piyano ikilisi için yazdığı parçadır, ilk defa kayıt altına alınarak yayımlanmıştır. 2010 Türkiye'de Japonya Yılı'nda Taisei – Gama - Nurol Konsorsiyumu tarafından desteklenen proje sonucu , A.K. Müzik etiketi altında  yayımlanmıştır. Kapakta ressam Gültekin serbest'in tablosu bulunuyor.

https://www.opus3a.com/f/ak-muzik/2df58d28a5769a639ed5b229b06bcdee/cd

 

KADININ GÜCÜ / Esra Pehlivanlı (Viyola)- Aleksandre Safonova (Piyano)     A.K. Müzik, 2010

Bu albüm adını, "Kadının gücü, erkeği yendi" tekerlemesinden alıyor!... Biri Türk, diğeri Rus iki kadın müzisyen, kendi ülkelerinden uzakta, Hollanda'da, birlikte ve ayrı ayrı verdikleri dinletilerle yaşamlarını sürdürerek  ayakta duruyorlar. Bu CD'de seslendirdikleri ilk yapıt olan Viyola-Piyano Sonatı'nın bestecisi Rebecca Clark(1886 – 1979) uzun süre sadece "kadın" olduğu için gereken desteği bulamamış bir besteci. 1919'da yazdığı bu sonat ABD'de bir yarışmada birinciliğe ortak olduğunda, kendisinin kadın olabileceğine inanılmamış ve "mutlaka bir erkek yazmıştır" diye düşünülmüş. İki kadın icracı, bu kadın bestecinin yapıtını mükemmel biçimde seslendirerek Türk dinleyicisine sunuyor, tanıtıyorlar. 19 ve 20. yüzyıllardan önemli birer "erkek" bestecinin sonatlarını da aynı duyarlılık ve güzellikte seslendirerek enstrümanlarında ve birbirleriyle uyumdaki başarılarını kanıtlıyorlar. Kapakta ressam Oya Kınıklı'nın tablosu yer alıyor.

https://www.opus3a.com/f/ak-muzik/2df58d28a5769a639ed5b229b06bcdee/cd

 

VİYOLONSEL İÇİN TÜRK PARTİTALARI / A.Adnan Saygun, İlhan Usmanbaş, Cengiz Tanç, Kamran İnce

Dr. Şölen Dikener (Viyolonsel),  A. K. Müzik,  2008

 

Değişik dönem Türk bestecilerinin Viyolonsel için yazdıkları “partita”ların en seçkin örneklerini bir araya getirmeyi amaçlayan bir projedir. Viyolonsel için yazılmış eserler fazla olmadığı için, mevcutlar arasından özenli bir seçim yapılmıştır. CD’de yapıtlarına yer verilen bestecilerle Cumhuriyet’in dört kuşağı da temsil edilmektedir. Türk Beşleri’nden Saygun, ikinci kuşaktan Usmanbaş, üçüncü kuşaktan Tanç ve  ABD’de hızlı bir yükseliş gösteren genç kuşaktan İnce… Viyolonsel İçin Türk Partitaları’nın icraları, ABD’de Marshall Üniversitesi’nde Viyolonsel Bölüm Başkanı olan, Dr. Şölen Dikener tarafından yapılmıştır. Kapakta ressam Gültekin Serbest tarafından yapılmış Dikener portresi bulunmaktadır.

 https://www.opus3a.com/f/ak-muzik/2df58d28a5769a639ed5b229b06bcdee/cd

 

 

AKDENİZ RENKLERİ / Terci-Korad Gitar İkilisi    (20. Yıl Seçkisi – Canlı Kayıt)  A. K. Müzik,  2008

Bu proje, Şefik Kahramankaptan tarafından ülkemizin en eski gitar ikilisi olan, Terci-Korad Gitar İkilisi'nin 20. yılı için hazırlandı. Seslendirilen yapıtların bestecileri, Türküyle, İspanyoluyla gitar aracılığıyla Akdeniz çevresinden değişik tınıları, duygularını, görüşlerini notalara yükleyerek dinleyiciye taşıyorlar. Terci-Korad İkilisi, bu yapıtları değişik tarihlerde, değişik salonlarda, konser ortamında seslendirdiler. Bu yapıtlar, ikilinin yüzlerce canlı kaydı arasından, akustik ve ses kalitesi anlamında büyük bir dikkatle seçildi, gerekli elektronik işlemlerden geçirildi, bütünsellik içinde dinleyiciye sunuldu. Proje Sn. Yahya Laleli tarafından desteklendi. Kapakta ressam Funda İyce Tuncel tarafından hazırlanan kolaj yer almaktadır.

https://www.opus3a.com/f/ak-muzik/2df58d28a5769a639ed5b229b06bcdee/cd

 

 

TÜRK ÇOCUK PARÇALARI / Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, İlhan Baran, İstemihan Taviloğlu

Yeşim Gökalp (Piyano)    A.K. Müzik ,  2008

 

Avrupa'da özellikle Fransız bestecilerin çocuk dünyasından esinlenen ama büyüklere hitap eden piyano için yapıtları bilinmektedir. Türk bestecileri de bu alanda hayli başarılı olmuşlardır. Şefik kahramankaptan'ın bu  projesinde; “Türk piyano Ezgileri” için seçilmiş dört bestecimizin dört bestecimizin çocuk ve gençler için yapıtları Yeşim Gökalp tarafından seslendirilerek kayda alınmıştır. Bunlardan İlhan Baran’ın ve İstemihan Taviloğlu’nun yapıtları “ilk kez” kayda alınarak Türk müzik arşivine kazandırılmıştır. Kapakta ressam Funda İyce Tuncel'in tablosu bulunmaktadır.

https://www.opus3a.com/f/ak-muzik/2df58d28a5769a639ed5b229b06bcdee/cd

 Yeşim Gökalp: Türk Piyano Ezgileri - CD - Opus3a

TÜRK PİYANO EZGİLERİ / İstemihan Taviloğlu, Ulvi Cemal Erkin,Adnan Saygun, İlhan Baran

Yeşim Gökalp (Piyano)       A.K. Müzik,  2006

 

Türk bestecileri ve icracıları, Batı’nın 500 yıllık birikimini, kısa sürede inceleme, öğrenme, özümseme ve özgün Türk ezgileriyle yoğurarak Batı tarzında Türk çoksesli müziğini oluşturma başarısını göstermişlerdir. Bestecilerimizin özellikle temel enstrüman olan piyano için yazdıkları parçalar, kolay anlaşılmaları, esinlendikleri halk ezgisi, dans veya makamsal müzik özelliklerini yitirmeden temayı aktarmaları nedeniyle keyifle dinlenir nitelik taşımaktadırlar. Şefik Kahramankaptan'ın bu projesinde; ikisi “Türk Beşleri” üyesi olan Cumhuriyetin ilk dönemi bestecilerinden Adnan Saygun ve Ulvi Cemal Erkin, ikisi de o tarihte yaşayan bestecilerimizden İlhan Baran ve İstemihan Taviloğlu olmak üzere , değişik kuşaklardan dört bestecimizin yapıtları seslendirilerek kayda alınmıştır. Bunlardan İlhan Baran’ın ve İstemihan Taviloğlu'nun yapıtları ilk kez digital kayda alınarak  CD olarak basıldı. Kapakta ressam Hakan Esmer'in tablosu bulunmaktadır.

https://www.opus3a.com/f/ak-muzik/2df58d28a5769a639ed5b229b06bcdee/cd

 

 

KIRSALLARDAN EZGİLER / Adnan Saygun,Muammer Sun, Alberto Ginastera

Yeşim Gökalp (Piyano), Jülide Yalçın Dittgen (Keman) Türk Traktör, 2004

 

Tüm toplumlarda halk ezgileri, kırsal alanda tarımsal üretimin değişik aşamalarında ve kır insanının yaşamındaki önemli dönüm noktalarında ortaya çıkmış, paylaşılmış, yayılmış ve kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Halk müziklerinin uluslararası alanda değer kazanması ise, genel kabul gören çoksesli kurallara göre düzenlenip icra edilmelerine bağlıdır. Bu çoksesli çalışmalar, artık “yerel bir renk” olmaktan çıkıp “evrensel bir ses” halini alırlar. Dünya klasik müzik dağarı bu örneklerle doludur. Türkiye’de, Cumhuriyetle birlikte Atatürk’ün görüşleri doğrultusunda Türk bestecileri uçsuz bucaksız Anadolu folklorüne yönelmişlerdir. Ahmet Adnan Saygun’un dört bölümden oluşan Demet Süiti ile Muammer Sun’un Türkü-Şarkı-Köçekçe’si, kırsal kökenli halk müziklerinin keman-piyano ikilisi için evrensel biçeme göre sunulmasının güzel örnekleridir. Arjantinli ünlü besteci Alberto Ginastera’nın 1 No’lu Piyano Sonatı da, dünyanın çok farklı köşelerinden yerel müziklerin değişik biçemlerle sunulsa bile, ortak paydaları bulunduğunu sergileyen, Avrupa’da da sıkça seslendirilen bir örnektir. Proje Şefik Kahramankaptan tarafndan 50. kuruluş yıldönümünde Türk traktör için hazırlanmıştır. Kapakta Yalçın Gökçebağ'ın tablosu bulunmaktadır. (Piyasada satılmamaktadır. Mevcudu kaldıysa Türk Traktör'den istenebilir)

 

CEMAL REŞİT REY / Andante ve Allegro, Enstantaneler, Bir İstanbul Türküsü Üzerine Çeşitlemeler  

Keman: Cihat Aşkın, Piyano: Hande Dalkılıç , Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası Şef: Orhan Şallıel,

T.C. Merkez Bankası, 2004

Türk Beşleri'nin en yaşlısı olan ve bir bakıma çoksesliliği imparatorluktan Cumhuriyete taşıyan Cemal Reşit Rey'in (1904-1985) doğumunun 100. yılı için geliştirilmiş olan bu Şefik Kahramankaptan projesi, T.C. Merkez Bankası'nca desteklenmiştir. Rey’in tüm yapıtlarında ezgisellik ve armoni önem taşır. Cemal Reşit Rey, piyanist, orkestra şefi, eğitimci olarak müzik tarihimizin en önemli kişiliklerinden biridir. Adı, günümüzde hala tüm canlılığıyla dillerde olan “Onuncu Yıl Marşı” nedeniyle Cumhuriyetle özdeşleşmiştir. Ardında değişik türlerde toplam 83 eser bırakmıştır. Bu 83 yapıt arasından, her biri kendi tarzında Rey’den en önemli örnekler olarak kabul edilen üçü seçilerek kayıt altına alınmıştır. Kapakta Ozan Sağdıç tarafından çekilmiş  fotoğraı kullanılmıştır. (Piyasada satılmamaktadır. Mevcudu kaldıysa, TC.Merkez Bankası'ndan istenebilir)

 

 

ADNAN SAYGUN / YUNUS EMRE ORATORYOSU   TOBB, 2003

 

Adnan Saygun , Yunus Emre’nin şiirlerindeki Tanrı ve insan sevgisinden, duru anlatımdan ve anonim ezgilerle ilahi formunda okunmasından etkilenerek Yunus Emre Oratoryosunu yazmaya yönelmiştir. Yapıt, tamamlandıktan ancak dört yıl sonra, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün devreye girmesi üzerine seslendirilebilmiştir. İnönü’nün ne denli uzakgörüşlü bir değerlendirmeyle Yunus Emre’yi seslendirttiği, ileriki yıllarda yapıtın yurt dışında aldığı övgülerle ortaya çıkacaktı. İngilizce, Fransızca, Almanca ve Macarcaya çevrilen oratoryo, 1947'de Paris'te, 1958'de New York'ta Leopold Stokowsky yönetiminde Birleşmiş Milletler’de, sonraki yıllarda Budapeşte, Viyana, Bremen, Berlin, Vatikan ve Moskova'da yorumlandı. Yapıtın Türkçe kaydı da yapıldı ancak tükendi. Şefik Kahramankaptan'ın bu  projesiyle, tükenen kayıt elden geçirilerek, TOBB'nin yurtdışı temaslarında armağan edilmek üzere, Kültür Bakanlığı'nın özel izniyle, yeniden basıldı.Kapakta ressam Ahmet yeşil'in tablosu kullanılmıştır. (Piyasada satılmamaktadır. Mevcudu kaldıysa, TOBB'den temin edilebilir)

 

ÖZGÜR AYDIN / CLEVALAND ULUSLARARASI PİYANO YARIŞMASI

Bach, Mozart, Chopin, Schumann, Bartok, Boulez     Şekerbank ,  2002

 

Özgür Aydın (1992), günümüzün uluslararası dolaşımda yer bulan önemli piyanistlerinden biridir. Özellikle oda müziği alanında gösterdiği başarı, Japon Midori ile kurduğu keman-piyano ikilisi olumlu eleştiriler almaktadır. 2-12 ağustos 2001 tarihleri arasında ABD’nin Ohio eyaletinin senfoni orkestrasıyla da ünlü Cleveland kentinde yapılan uluslararası piyano yarışmasında 3. ödülünün yanı sıra, özel “Mozart Ödülü”nü de kazanmıştır. Bu CD’de Özgür`ün 2001 Cleveland Uluslararası Piyano Yarışmasında jüri ve dinleyiciler önünde çaldığı zorunlu parçalardan canlı kaydedilen seçme örnekler sunulmaktadır. (Piyasada satılmamaktadır.)

 Batı Tarzında Türk Müziği : İlhan Baran : Free Borrow & Streaming ...

İLHAN BARAN / BATI TARZINDA TÜRK MÜZİĞİ:  Piyanolu Trio icin Dönüşümler,  Bir Bölümlü Sonatin, Yaylı Kuartet için Üç Parça   Şölen Dikener (Viyolonsel), Orpheus Piano Trio, Burdick-Thorne String Quartet  2002

İlhan Baran önemli çağcıl bestecilerimizden biridir. Onun besteleri, Divan müziği ile Türk halk müziği ve ruhunu, Batı müziği armonileri ile buluşturan çok özgün bir müziktir. Besteci, yıllar boyunca Ankara Devlet Konservatuvarı’nda bugün yıldızları parlamış çok sayıda besteci ve solistin öğretmenliğini yapmış ama kişisel özellikleri gereği, kendini hep gölgede tutmuştur. Oysa geleneksel divan müziği ile halk müziği tekniklerini evrensel çoksesli sistemler içinde eriterek çağcıl bir müzik yapma konusunda 21’nci yüzyıla yakışan çok gelişkin bir örnek oluşturmaktadır. Bir Şefik Kahramankaptan projesi olan bu CD'de bestecinin oda müziği yapıtları, ABD’de öğretim üyesi olarak çalışmakta olan çello solisti Dr. Şölen Dikener tarafından, değişik ülkelerin müzikçileri bir araya getirilerek, Kültür Bakanlığı'nın desteğiyle kayıt altına alınmıştır. Bu CD projesi ile böylesine değerli bir müzik adamımızın yapıtlarını ilk kez bir kayıtla Türk müzik araştırmacılarının ve tarihçilerin emrine verilmiştir. Kapakta ressam Adnan Turani'nin tablosu kullanılmıştır. (Mevcudu tükenmiş bulunmaktadır)

 

FERİD ALNAR / Viyolonsel Konçertosu, Prelüd ve İki Dans, Uyuşuk Dans , Faust Sahne Müziği

BursaBDSO Şef: Orhan Şallıel, Viyolonsel: Gülgun Akagün Sarısözen,  T.C. Merkez Bankası, 2002

Viyolonsel Konçertosu, bu özellikleri çok iyi yansıtan bir yapıttır. Alnar’a, bu yapıtı besteleme ilhamını, 1938 yılında Nazi tehlikesinden kaçarak Türkiye’ye gelip Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda çalmaya başlayan çello solisti Davit Zirkin vermiştir. Alnar, 1942 yılında konçertoyu yazarken İkinci Cumhurbaşkanı, Milli Şef İsmet İnönü’ye de viyolonsel hocalığı yapan Davit Zirkin’le sürekli iletişim içinde olmuştur. Yapıtı 1943’te tamamladığında da Zirkin’e ithaf etmiştir. Alnar yapıtı niçin bir viyolonsel konçertosu olarak bestelediğini şöyle açıklamıştır: “ Melodiyi çok iyi belirttiği için konçerto olarak, sazlar arasında insan sesine en yakın ses veren viyolonsel olduğu için de, viyolonsel konçertosu olarak yazdım.” Viyolonsel Konçertosu ilk kez 15 Şubat 1943’te Davit Zirkin tarafından, bizzat besteci Ferid Alnar’ın yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde seslendirilmiş ve büyük beğeni toplamıştır. Bir Şefik kahramankaptan projesi olarak, TC.Merkez Bankası'nın desteğiyle gerçekleştirilen kayıtta, ayrıca bestecinin Prelüd ve İki Dans, Uyuşuk Dans , Faust Sahne Müziği adlı yapıtları da bulunmaktadır. (Piyasada satılmamaktadır. TC.Merkez Bankası'ndan istenebilir)

 

 

FERİD ALNAR / KANUN KONÇERTOSU

Çiftetelli, Keman Piyano Süiti, Keman, Piyano ve Çello  İçin Trio Fantezi,    T.C. Merkez Bankası,  2000

Ferit Alnar ( 1906- 1978 ), "Türk Beşleri" içerisinde ihmal edilmiş ve haksızlıklara uğramış bestecidir. Türk sanat müziği öğrenimiyle başladığı müzik hayatında büyük sıçramalar başarmıştır. Eserlerinin büyük kısmının ilk seslendirilmesi beş yıl kaldığı Viyana'da yapılmıştır. Ama yaşamı sırasında lâyık olduğu ilgiyi Türkiye'de yeterince görebildiği söylenemez. Alnar, Türk musikisinin makam ve usulleri ile çoksesli Batı müziği kurallarını bir arada çok iyi uygulayan, yapıtlarında yaratıcılığın ışıdığı bir bestecimizdir. Çocukluğundan itibaren iyi bir kanun virtüozu olarak yetiştiğinden, bu çalgı için bir konçertoyu yıllarca kafasında tasarlamış, önce bir kanunlu beşli yazmış, sonra bunu yaylı çalgılar eşliğinde bir konçertoya dönüştürmüştür. Ferid Alnar konçertoyu 1946 yılında Roma’da yazmaya başlamış, ertesi yıl Ankara’da tamamlamıştır. Kânun Konçertosu ilk kez, 1951'de Viyana Radyosu’nda Viyana Senfonicileri Orkestrası eşliğinde seslendirilmiştir. Alnar, daha sonraları beğenmediği konçertonun 3. bölümünü 1958 ilkbaharında, ziyaret ettiği Mevlânâ’dan ilham alarak Ankara’da yeniden yazmıştır. Yapıt Türkiye'de ilk kez 17 Nisan 1970'de CSO eşliğinde, bestecinin jübilesi sırasında seslendirilmiştir. Alnar, hem orkestrayı yönetmiş, hem de konçertosunu bizzat seslendirmiştir. Sonraki yıllarda konçerto Ruhi Ayangil ve sıklıkla Tahir Aydoğdu tarafından çeşitli eşliklerle icra edilmiştir. Bir Şefik Kahramankaptan projesi olarak, T.C. Merkez Bankası desteğiyle gerçekleştirilen CD'de Alnar'ın önemli oda müziği yapıtları da Tahir Aydoğdu (kanun), Cihat Aşkın (keman), Mehri Ensari(piyano) ve Ankara Yaylı Çalgılar Beşlisi ile kayıt altına alınarak Türk müzik arşivine kazandırılmıştır. (Piyasada satılmamaktadır. Mevcudu kaldı ise, TC.Merkez Bankası'ndan istenebilir)

 

SALKIM SÖĞÜT / OĞUZ TANSEL / BRUCE REIPRICH     2000

Feryal Türkoğlu (Soprano), Ankara Yaylı Çalgılar Beşlisi

Oğuz Tansel (1915-1994), şair, halkbilim araştırmacısı, masal derleyicisi, eğitmen-öğretmen olarak Türkiye'ye önemli hizmetlerde bulunmuş bir kişidir. Yapıtlarında güçlü ulusal ve yerel vurguların yanı sıra, şiirlerinde evrenselliği de yakalama başarısını göstermiş bir edebiyat ve düşün adamıdır. Nitekim, Tansel'in şiirlerindeki bu evrensel boyut, Amerikalı müzikolog, besteci ve öğretim üyesi Prof. Bruce Reiprich tarafından da saptanmıştır. Besteci Tansel'in şiirlerinde üzerinde durduğu insan-doğa ilişkisine yaklaşımıyla, kendi ilgi alanı içindeki Zen-Budizm arasında bir paralellik de kurmuş ve Tansel'in kızı Prof. Dr. Aysıt Tansel tarafından İngilizce'ye çevrilmiş şiirlerini bestelemeye karar vermiştir. Burada insan-doğa ortak paydasında dünyanın iki ayrı coğrafyasından, Batı ve Doğu'dan iki insanın, evrensel değerleri ve insani duyguları paylaşımı söz konusudur. Çağdaş Amerikan bestecisi Bruce Reiprich, Çağdaş Türk şairi Oğuz Tansel'in bestelediği eserlerini değişik topluluk ve sanatçılarla ABD'de halka açık dinletilerde seslendirmiş, bunlar canlı kayıtlarla saptanmıştır. Bir Şefik Kahramankaptan projesi olan bu CD'de Amerikalı besteci Bruce Reiprich'in Oğuz Tansel şiirlerine yaptığı besteler, Amerika'da gerçekleştirilen İngilizce sözlü seslendirilmeleriyle Türkçe sözlü bestelerin Ankara'daki kayıtları bir bütün halinde sunulmuştur. Bu proje, Kültür Bakanlığı'nca desteklenmiş bir "anı" ve "arşiv" çalışmasıdır. Üç bölümlük Salkım Söğüt Türkçe sözlerle Ankara Devlet Operası solistlerinden Feryal Türkoğlu tarafından Yaylı Çalgılar Beşlisi eşliğinde yer almaktadır. (Piyasada satılmamaktadır.)

 

İDİL BİRET / SUNA KAN : 50. YIL ÖZEL KONSERİ,

Bilkent Senfoni Orkestrası, Şef: Gürer Aykal         İnönü Vakfı,  1999

İdil Biret ve Suna Kan, yurtdışına gönderilişlerinin 50. ve İsmet İnönü’nün ölümünün 25. yılında, İnönü Vakfı’nın düzenlediği özel bir konserde, Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde sahneye çıktılar. Programda, Biret ve Kan’ın yarım yüzyıl önce , İnönü ailesi önünde ilk kez seslendirdikleri konçertolar vardı. İnönü Vakfı bu tarihsel anma konserinin canlı kaydını Şefik Kahramankaptan’ın yapımcılığında bir CD olarak ölümsüzleştirdi.

(İsteme adresi: İnönü Vakfı, Şehit Ersan Caddesi No: 14 06550 Çankaya – Ankara
Tel: 0 312 428 18 41

Fax : 0 312 427 15 26 )

ORHAN AHISKAL : Yerelden Evrensele / Local to Global

A. Adnan Saygun, Manuel de Falla, Leos Janacek, Lou Harrison      1999

 

Yerel müzikler, halk ezgileri, ancak uluslararası alana taşındığında, genel kabul gören çoksesli kurallara göre düzenlenip icra edildiğinde değer kazanırlar. Artık "yerel bir renk" olmaktan çıkıp "evrensel bir ses" haline gelirler. Pek çok tanınmış besteci, kendi halk müziklerinden yola çıkarak, günümüzde tüm dünyada dinlenen parçalarını üretmişlerdir.Bu CD'nin içeriğinde, tümü 20'nci yüzyılda yaşamış Adnan Saygun, M. De Falla, L.Janacek, ve Lou Harrison'ın bu bağlamda anlam kazanan yapıtları yer almaktadır. Parçalar, hafif, zevkle dinlenebilen türdendir. Bir Şefik Kahramankaptan projesi olarak tümü, değişik zaman ve mekanlarda değerli kemancımız Orhan Ahıskal'ın canlı dinleti kayıtlarından Aydıner İnşaat ve Kurt&Kurt şirketleri için derlenmiştir. (Mevcudu tükenmiştir)

 

HÂRİKA ÇOCUKLAR/ İDİL BİRET VE SUNA KAN        İnönü Vakfı, 1998

Türk çoksesli müziğinin “Hârika Çocukları” İdil Biret ile Suna Kan, 1998’de, özel bir yasa ile yurtdışına gönderilişlerinin 50’nci yılını kutladılar. 1998 aynı zamanda İsmet İnönü’nün vefatının 25’nci yıldönümü, Cumhuriyetin kuruluşunun 75’nci yılıydı.
Şefik Kahramankaptan’ın projelendirip uygulamasını yaptığı bu “ikili CD”, İnönü Vakfı için, bu yıldönümlerini kutlayıp anmak, aynı zamanda Biret ile Kan’ın bazı önemli eski kayıtlarını Türk müzik arşivine kazandırmak için hazırlandı. Özellikle İdil Biret’in Paris Radyosu’nda çıktığı ilk programın kayıtlarının ve çocuk sesinin de yer alması, CD’ye ayrı bir anlam kazandırıyordu.

(İsteme adresi: İnönü Vakfı, Şehit Ersan Caddesi No: 14 06550 Çankaya – Ankara 
Tel: 0 312 428 18 41

Fax : 0 312 427 15 26 )

 

 

 

 

 

İşin magazinsel, cemiyetsel, medyasal boyutları kaçınılmaz, ama önce gerçeklere bakalım.

 

Müzikte yolalan çocuklarımız, ölçüt olabilecek başarı düzeylerini yakaladıklarında, sahiplenen, kendine mal etmeye çalışan, kendi okuluna çekmeye çalışan çok olur. Daha Bursa dışında adı bilinmezken, duyarlı ailesinin danışmaları nedeniyle ilgilenmeye başladığım Arya Su Gülenç için de pek farklı bir durum olmadı.

 

Arya Su'nun başarısının ardında ne var?

 

-Babası müzik öğretmenidir. Kızında bir cevher olduğunu hissetti ve üzerine eğilme kararı aldı.

 

-Bir Türkle evlenerek Bursa'ya yerleşmiş olan Rus pedagog Elena Çekiç, Arya Su ile ilgilenmeye, birebir ders vermeye başladı.

 

- 9 yaşındaki Arya Su, konservatuvarlardaki ilköğretim okullarına, dolayısıyle konservatuvara gitmiyor, normal bir devlet okulunda, Osman Gazi Mithat Paşa ilkokulunda eğitimini sürdürüyor.

 

Bu üç öge, inanın çok önemlidir. Normal eğitimin yanında, dışardan müzik eğitimi alan, belli yaştan sonra konservatuvarlara giden ya da gitmeden müzik eğitimini sürdürerek başarı yakalamış, yaşamını müzikle sürdüren önemli örnekler var.

 

Genç yaşına rağmen, aktif konser yaşamını bir yıl önce bırakmış olan, bir İtalyan'ın taktığı magazinsel adıyla “şeytani melek” Emre Şen TED Koleji mezunudur.

 

Daha yenilerde dünyanın önemli yarışmalarından 10. Hamamatsu Uluslararası Piyano Yarışması'nı kazanan Can Çakmur, ODTÜ Koleji mezunudur. Fazıl Say ilkokulu TED'de bitirmiştir. Lise sonrası, eğitimine konservatuvarda, Almanya'da Weimar Müzik Yüksek Okulu'nda devam etmektedir.

 

Başka örnekler de var ama bu ikisi fikir edinmek açısından yeterli.

 

Küçücük yaşta kendini konservatuvarda bulan çocukların iyi birer çalgıcı olmalarına diyeceğim yok. Ama çoğu konservatuvarda ne yazık ki, “Öncelik çalgısıdır, öteki dersler o kadar önemli değil” zihniyetinin egemen olması nedeniyle, çocuklarımız muhakeme yetenekleri yeterince gelişmeden, genel kültürleri genişlemeden, iyi derecede bir yabancı dil öğrenmeden, ama “sen sanatçısın” psikolojik baskısıyla egoları şişmiş berar “iyi çalgıcı” olarak mezun oluyorlar. Sosyal ilişkileri de, sadece kendileri gibi yaşıtlarıyla oluyor. Devlet okulundaki veya kolejdeki gibi farklı toplum kesimlerinden gelmiş insanları gözleyemiyor, onlarla birarada olabilme alışkanlığını geliştiremiyorlar. Aileleri ve birebir çalgı dersi yaptıkları öğretmen, onların yaşamınında en başat rolü oynuyor. Ortaya çıkan sonucu bugün özeleştiri yapabilen pek çok deneyimli çalgıcı da kabul ediyor.

 

Tabii, konservatuvarda çalgı eğitimi alırken, istisnai birkaç hoca ve aile etkisiyle kendini öteki dallarda da yetiştiren, dil öğrenen öğrencileri, sanatçıları tenzih ederim. Bu vesileyle rahmetli besteci-pedagog İlhan Baran'ın da ruhunu şâd etmeyi unutmayalım.

 

Dönelim Arya Su'ya...

 

10 Şubat 2019 günü, birincilik ödülünü tek başına kazandığı, yani kimseyle paylaşmadığı Crescendo Uluslararası Müzik Yarışması ödülünü almak ve orada çalmak üzere, açılışı 1861'de yapılmış olan New York'daki en tanınmış salon diyebileceğimiz Carnegie Hall'ün 268 koltuklu Weill salonundaydı.

 

Aile, yaşamını müzik öğretmeni babanın maaşıyla sürdürüyor, anne ev hanımı. Bu New York'ta ödülü alıp çalma fırsatını, Arya Su'nun bu yıl Cihat Aşkın, Fazıl Say, İbrahim Yazıcı ve Bülent Evcil’den oluşan ÇEV Sanat Kurulu’nun yaptığı seçme sonucu 42 üstün yetenekli genç arasına girmesi sayesinde değerlendirebildiler. Anne-Baba kızlarını beraberce götürdükleri için, kendi ekonomileri de sanırım epey ileriye dönük borca girmiştir.

 

ÇEV Sanat Genç Yetenekler projesinin başındaki Berrin Yoleri, 42 yetenekden biri olan Arya Su'yu kutlarken, “Proje kapsamındaki tüm çocuklarımız uluslararası birçok başarılara imza atarak bizleri gururlandırıyor. Kültür ve sanat elçilerimiz olarak ülkemizi dünyada çok daha büyük başarılarla temsil etmeye ve gururlandırmaya devam edeceklerinden hiç şüphe duymuyorum” demiş.

 

Peki, zararına sebze tanzim satışıyla sadece İstanbul ve Ankara'da oy kaybını önlemeye çalışan AKP Devleti nerede? 6660 sayılı Üstün Yetenekli Çocukların Yurtdışında Öğrenim Görmesine ilişkin kanun yürürlükte olmasına rağmen niye işletilmiyor?

 

Bu bir zihniyet meselesidir! Eskişehirli Nabi Avcı Kültür Bakanı iken Eskişehirli çocuk yetenek Mert Hakan Şeker için yasayı işleteceğiz dedi de ne oldu? Propaganda unsuru olarak unutuldu gitti! Bu ortamda ÇEV Sanat gibi bir sivil toplum örgütlenmesinin, İstanbul'un sermaye birikiminden kültür-sanat için pay çıkarabilmesi ve genç müzisyenlere yönelimi önemlidir, bu örgütlenme desteklenmesi, büyütülmesi gereken bir girişimdir.

 

Tekrar dönelim Arya Su Gülenç'e.. Carnegie Hall salonunda, Rimski Korsakov'un Balarasının Uçuşu adlı virtüoz parçasını, tuşlar üzerinde uçarcasına seslendirişini, arkalardan çekilmiş bir cep telefonu videosundan izledim. Hiç şaşırmadım, çünkü Arya Su'nun çalışma disiplinini, özgüvenini, yeteneğini biliyorum. Aileyi Türkiye Konsolosluğu yetkililerinin de yalnız bırakmamasına memnun oldum. Çünkü olması gereken budur.

 

New York'ta Manhattan ve Juliard Müzik Okullarını ziyaret eden Arya Su, Prof. Tatiana Goncharova'dan   bir ders de aldı. Mutlaka oralardaki pırılıtnının cazibesine kapılmıştır.

 

Kızımız da bakın, ÇEV Sanat'ın bültenine göre ne söylemiş: “Çok mutluyum. Bu başarı benim için çok değerli. Henüz yolun başındayım. Fazıl Say’ın bana hediye ettiği kendi piyanosuyla çalışıyorum. Bana güç verdi, uğur getirdi. ÇEV Sanat’a da bana verdikleri destek için çok teşekkür ederim.”

 

İşte 9 yaşın içtenliğiyle, düzgün bir Türkçeyle söylenmiş 6 cümle... Hele yeterince çalışma, kaytar, kafanı sağa-sola dağıt, bakalım Fazıl'ın piyanosu uğurlu gelecek mi? Başaşağı gider ve hârika çocuklar çöplüğünde yerini alırsın!

 

Fazıl'a da, gençlere desteğini artık “kişisel” olarak değil, bir “örgütlenme” içinde sürdürdüğü için teşekkür etmek gerek.

 

ÇEV Sanat'dan verilen özgeçmişinde Arya Su için “Prof. Boaz Sharon, Prof. Eduards Halim ve Prof. Tamara Poddubnaya ile piyano eğitimine devam ediyor” deniliyor. Bence doğru bir nitelendirme değil. Sharon ve Eduards, Arya Su'nun geçtiğimiz yaz Bilkent'te düzenlenen piyano festivaline Amerika'dan gelmiş iki hocaydı ve kızımız buradaki atölyede bu iki hoca ile çalıştı. Poddubnaya ile de Avrupa'da gittiği bir yarışmada çalıştı. Ama yapılan birkaç ders nedeniyle küçük piyanistin hocalarının bu üç isim olduğunu söylemek bence doğru değil, bunların kursuna-dersine katıldığını söylemek daha doğru. Olanak bulunursa, bu tür katılımlara devam etmek yararlıdır. Ama Arya Su Amerika'dan Bursa'ya dönünce, onun bu düzeye çıkmasında büyük pay sahibi olan Elena Çekiç'le, yâni esas hocasıyla çalışmayı sürdürecek. Çünkü, günümüz koşulları ve gerçekleri (tabii bana göre), başarılı olmuş bu sistemin en azından ilköğretim sonuna kadar devamını gerektirir. Şimdi olduğu gibi armoni, solfej konusunda ve İngilizce için gene dışardan destek alır ve böylece “çok yönlü” gelişimini sürdürür. Sonrasına, dünya ve Türkiye koşullarına göre karar verilir.

 

Yolun açık, ailen kararlı, kılavuzların dürüst olsun Arya Su...

 

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

 

14 Şubat 2019, Ankara14 Şubat 2019, Ankara

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sevgililer Günü konseri denilince genellikle akla “aşk şarkıları” gelir ve konserlerin çoğunda da bunlar seslendirilir. Aşk şarkısı nitelendirmesi geniş kapsamılıdır, içine bazı opera ve operet aryaları, napolitenler, şansonlar, tangolar girer. Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin 14 Şubat için hazırladığı özel konserin başlığı ise “Opera'nın Sevgilileri”ydi. Kimdi bu sevgililer? diye sorarsanız, Türk operasının 70 yıllık geçmişindeki yıldız sahne emekçileriydi.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Murat Karahan, bu konseri bizzat kendisi tasarlamış, dinleyici nezdinde bir “vefa gösterisi” yapılmasını sağlamıştı. Bu özel yaklaşıma uygun yalın bir konser tasarımı yapılmıştı. Eski operalardan siyah-beyaz fotoğraflarla bezeli fuayede karşılaştığımız Karahan, “Şefik Hocam, sürprizlerimiz var” deyince merakımız daha da arttı.

Program broşürüne göz attığımızda, solistler arasında Pekin Kırgız adını görünce “Vayy” dedik.

Dinleyici yerine oturmaya başladığında, perdedeki yansı, konserin yapısı hakkında ilk ipuçlarını veriyordu. Ön sıraya gelmeye başlayanların siyasi değil, opera tarihimizin yaşayanları olduğunu, birbirleriyle kucaklaşıp sohbete giriştiklerini görünce yazılı programın dışında olup bitecekleri az-çok tahmin ettik.

Orkestrayı, Ankara Operası'nın yeni şeflerinden Murat Cem Orhan yönetiyordu. Sahne düzenini reisör Figen Ayhan Karakelle yapmış, perdeye yansıyacakları Ali Karaköse ile İsmail Tekindemir hazırlamışlardı. Sunum için sahnenin dinleyiciye göre sağ köşesine Devlet Tiyatroları'ndan Gaye Alacacı konumlandırılmıştı. Başkemancı Tayfun Bozok önderliğinde orkestra yerini aldıktan sonra, dinleyici sırasındaki Murat Karahan sahneye gelerek, konserin 70 yıllık opera tarihimizin önemli isimlerine sevgi ve saygılarını göstermek için düzenlendiğini kıısaca anlattı, özellikle Atatürk adı geçtiğinde dinleyiciden büyük bir alkış yükseldi.

Konser Rossini'nin Sevil Berberi Uvertürüyle başladığında perdedeki uzayımsı fonun üzerindeki altın yaldızlı çerçeve içinde çoğu artık yaşamayan opera solistlerinin fotoğrafları akmaya başladı. Uvertür sonlandığında, dörtlü-üçlü gruplar halinde hazırlanmış sunuş başladı. Oynadıkları operalardan sahneler ve varsa sesleri eşliğinde yapılan bu sunumun ilk dörtlüsü Semiha Berksoy, Mesude Çağlayan, Saadet İkesus Altan ve Aydın Gün'dü. Akış her dörtlü sunumdan sonra bir arya biçiminde düzenlenmişti.

Bu akışta daha sonra yer alanları da sıralayalım: Ferhan Onat, Belkıs Aran, Leyla Gencer, Ayhan Baran, Suna Korad, Sabahat Tekebaş, Mete Uğur, Seyit Ahmet Yıldız, Yıldız Tunbul, Müfide Özgüç, Gölge Şekeranber, Erol Uras, Keriman Davran, Yalçın Davran, Özgül Tanyeri, Işık Kurt, İsmet Kurt, Osman Gökoğlu, Meral Gökoğlu, Müjde Çeliktaş, Cemaliye Kıyıcı, Deva Çolakoğlu, Pekin Kırgız, Filiz Işıksun, Gülşen Kocaay, Savaşeri Kolat, Nilgün Akkerman, Zehra Yıldız, Ömer Yılmaz.

Orkestranın birinci viyolonseli Antalya ve Ankara'da müdürlük yapmış Erdoğan Davran, annesi ve babasının fotoğrafları yansıyıp eski sesleri duuyurulduğunda öyle tatlı bir yüz ifadesiyle izledi ki perdeyi...

Tek tek hangi solist hangi aryayalı söyledi yazıp yazıyı uzatmak yerine sırayla sahneye gelenleri söyleyelim: Bas bariton Cem Beran Sertkaya, mezzosoprano Ezgi Karakaya, bas Şafak Güç, soprano Seda Aracı Ayazlı, tenor Aykut Çınar, soprano Mehlika Karadeniz ve sonra tenor Pekin Kırgız.

Sahnenin derinliğinde görünüp öne yürümeye başladığı andan itibaren büyük alkış aldı Pekin Kırgız (d.1942). Bu yaşlarda çıkıp tek başına tam bir konser yapan Ayhan Baran'ı anımsadım bir an.

Kırgız, ünlü İtalyan şarkı bestecisi Edvard de Curtis'ten “Non tiscordar di me”yi söyledi ve tüm salon ayaklandı. Sırada bir ikincisi vardı ama solistin soluklanmasına da gereksinim duyuluyordu, ne de olsa 77 yaşına gelmiş bir tenor vardı karşımızda. Orkestra, Mascagni'nin Cavalleria Rusticana operasının duygu yüklü intermezzosunu mükemmel seslendirdi. Şan eğitimli şef Murat Cem Orhan'ın orkestrayı 40 yıllık opera şefi gibi yönettiğini belirtmeliyim. Orhan, AnkDOB için bence önemli bir kazanç oldu.

Pekin Kırgız tekrar sahneye gelip bu kez “Torna ti scordar di me”nin ilk satırları orkestradan yükselmeye başlayınca “bir dakika Maestro, bir dakika” diye el sallayarak şefi ve seslendirmeyi durdurdu.

Hoppalaaa! Bir hata mı vardı? Yoksa başka bir şarkı mı seslendirilecekti? Pekin Kırgız dinleyiciye dönüp, “ Burada bir tenor daha var. Bu şarkıyı iki tenor olarak söylemek daha iyi olacak” diyerek Murat Karahan'ı sahneye çağırdı. Karahan, Pekin Kırgız'ın kendi hocası olduğunu açıkladı ve 77 yaşındaki hoca ile 41 yaşındaki öğrenci şarkıyı beraberce seslendirdiler. Alkış, kıyamet!

Programın sonunda “Tüm tenorlar” notuyla “O sole mio” ve “Brindisi” yer alıyordu. Sahnedeki Kırgız ve Karahan'a, Aykut Çınar katılınca üç olacaktı ama, sevgi sunulanların da çağrılışıyla sahne kalabalıklaştı. 82 yaşındaki Erol Uras başta olmak üzere Şakir İlyasoğulları, Savaşeri Kolat'ın da katılımından sonra sıra Brindisi'ye geldiğinde “tüm solistler sahneye” denildi ve Müfide Özgüç ile Gölge Şekeranber seyirci sıralarından yukarıya çıktılar. Aralarına Melih Seskır'ı da aldılar. Gölge Şekeranber'le Şakir İlyasoğulları'nın seslerinin en gür çıktığını belirteyim. Aykut Çınar da, Gölge ablasıyla küçük bir dans yaptı bu arada.

Birlirlerini karşılamalar, el öpmeler, espriler birbirini kovaladı. Karahan'ın hocası Pekin Kırgız ile Erol Uras'ın elini öptüğünü not etmeliyim.

Fuayede kapıya doğru yönelirken Savaşeri Kolat'la karşılaştık. “Yahu sahneye çağrılınca nasıl korktum bilemezsin” dedi, “Normal, hep kulisten sahneye gittmeye alışıksın, salondan yukarı çıktığın için heyecanlanmışsındır” yanıtı verdim, gülüştük.

Yıllardır müzik ve opera tarihini araştıran, yazıp-çizen biri olarak hem duygulandığımı, hem de takdir hisleriyle dolu olarak Opera binasından ayrıldığımı söylemeliyim.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

15 Şubat 2019, Ankara

 

 

 

 

 

 

Türkiye'de en fazla seslendirilen “requiem”ler W. A. Mozart ve G. Verdi'nin yazdıklarıdır. Nedir requiem? Latince dinsel sözler üzerine bestelenen ağıtlardır, cenaze müzikleridir. Özel merakım nedeniyle ülkemizde seslendirilmemiş olanların CD'lerini toplarım ya da internette bulabildiklerimi ara sıra dinlerim. Bunlar içinde favori requiem'im Fransız besteci Gabriel Faure'ye (1854-1924) ait olanıydı.

CSO'nun yıllık programında görür görmez, takvimime özel işareti ta yaz aylarında koymuştum.

15 Şubat 2019 gecesi eseri Rengim Gökmen yönetimindeki CSO ve Devlet Çoksesli Korosu'ndan dinledim. Bu eserin Ankara'da ilk seslendirilişiydi ve Devlet Çoksesli Korosu için de bir ilkti.

Korolu büyük eser hazırlamak iki ayaklı bir iştir. En önemlisi koronun eseri öğrenmesi ve hazırlamasıdır. Böylece eser, koronun repertuarına katılmış olur, bir dahaki seslendirmelerde daha kısa çalışmayla hazır hale gelinir. Faure eseri için “Maneviyatla ilgili aklıma gelen herşeyi esere işledim. Requiem'imde ebedî istirahate (ölüme) dâir çok insancıl bir inanç egemen” derken acaba neyi kastetmiştir?

Bana göre eserin “püf” noktası da buradaki “insancıl” nitelendirmesinin ardında gizlidir. Faure, eserinde hem org, hem de arp kullanmış, orgla maneviyatı simgelerken,dünyevî ezgiselliklerle de bu tür müziklerin “ağır” havasını dağıtmıştır.

Orkestrada kemanlar tek grup halinde şefin solunda, viyolalar karşısında, viyolonsel sağında, üflemeliler de viyolaların arkasında olmak üzere konuçlanmıştı, Böylece orkestral ses dengeleri yerli yerine oturtulmuştu. Koro ise arkada geleneksel yayılımıyla sahnedeydi.

 

Bir bölümde soprano Nurdan Küçükekmekçi, iki bölümde de bariton Arda Aktar'ın soloları vardı. İkisi de eserin ve bölümlerin ruhuna uygun mükemmel söylediler. Koroyu da şefleri Burak Onur Erdem iyi hazırlamıştı. Şef Rengim Gökmen yönetiminde bütüncül, tatmin edici bir seslendirme oldu. Solistler, koro ve orkestra kutlanmaya değer bir etkinlik çıkardı.

Konserin ilk bölümünde ise Uluslar arası piyanistimiz Devlet Sanatçısı ve CSO'nun solistlerinden Gülsin Onay, Norveçli besteci Edvard Grieg'in (1843-1907) tanınmış ve sevilen La minör Piyano Konçertosu'nu seslendirdi. Bu eseri dinlerken hep gözümün önüne Grieg'in Bergen'deki evinin bahçesindeki küçük beste kulübesinde çalışıyorkenki hayâli gelir. Romantik piyano konçertoları dağarında Çaykovski'ninkine yakın bir yer edinmiş olan bu konçerto, Gülsin Onay'ın da vazgeçilmezlerinden biridir. Konçertonun parlaklığını, bazı bölümlerdeki duru lirizmine yakışır bir seslendirme çıkaran Onay, dinleyicinin yoğun alkışları karşısında tam üç kez bis parçası çaldı, ardından da fuayedeki masada, yeni yayınlanan CD'sini imzaladı, Bu CD'de de Grieg Konçerto'nun, Emil Tabakov yönetimindeki BSO eşliğinde yapılmış canlı kaydı da yer alıyor. Onay'ın eşi Tony Scholl, konser sonunda Gülsin hanım'ın imzalı CD'sini bana ulaştırdı, kendisine teşekkür ediyorum.

***

Kulisin hemen ağzında solistleri kutladıktan sonra yukarda korocu arkadaşları ve şefi de kutlamak istedim. Önceki yıllarda bu eserin Türkiye prömiyerini de İstanbul'da yapmış olan Rengim Gökmen bazı çevrelerden gelen “Niye Sevgililer Günü'nde neşeli bir şeyler değil de requiem?” türünden eleştirilerden rahatsız olmuştu. Görüşlerini anlatırken, sözünü kestim, “Terlisiniz, giyinince iki satır yazıp gönderirseniz, ben gidip yazıyı yazıncaya kadar gelmiş olur” dedim.

Gökmen'in bu konudaki görüşünü aynen paylaşmak boynumun borcu:

Bazı çevrelerden sevgililer gününe uygun bir program olmadığı yönünde eleştiriler duydum bugünkü CSO konserimizle ilgili olarak. Aslında burada bir unutkanlık veya düşüncesizlik yok. Tamamen bilinçli yapılmış bir seçim. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası yönetimi olarak da, ben de sevgililer gününün kutlanması gereken, özellikle sanat kurumlarımızın gündemine alınması veya başka ortamlarda kutlanması gereken bir gün olduğunu düşünmüyoruz. Özellikle benim kişisel fikrim bunun sonradan uydurma ticari bir girişim olduğu yönünde. Alışverişin hareketlendirilmesi için piyasa koşullarının dayatması. Bu nedenle özel bir program yapılması son derece gereksiz diye düşünüyorum. Ancak illaki bugüne yönelik bir sevgililer günü konseri yapılması gerekseydi en uygun eserin bir Requiem olabileceği sugötürmez bir gerçek. Abelard ve Heloise, Leyla ve Mecnun, Romeo ve Jülyet için en güzel anma herhalde bir ağıt olurdu.”

***

Devlet Çoksesli Korosu eseri repertuarına almışken, önümüzdeki sezon İzmir, Antalya, Çukurova Devlet senfonilerde de programa alınması kazanç olur.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

15 Şubat 2019, Ankara

 

Şefik Kahramankaptan

Ankara Üniversitesi  SBF(Mülkiye) - BYYO Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü 1971 yılında bitiren Şefik Kahramankaptan (İstanbul, 4 Ekim 1949), çeşitli gazete ve dergilerde ( Yankı, Tercüman, Akajans, Hürriyet Dergi Grubu) yönetici ve yazar olarak çalıştı.  Devamı

Yansımalar

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

Kargo ve Yazışma Adresi

Kargo ve Gönderileriniz için Angora Evleri Deniz Sokak No:4 06800 Çayyolu / ANKARA

E-Mail: sefik (  isaret ) kahramankaptan.com