Tetraktys'in Türk viyolacısı...

Atina'da üç Yunan ve bir Türk müzisyen tarafından 2008'de kurulan Tetraktys Yaylı Çalgılar Dörtlüsü özenle hazırlanmış bir programla dinleyici önüne çıktı.Dörtlü; Giorgos Panagiotidis ve Kostas Panagiotidis (keman), Ali Başeğmezler (viyola) and Dimitris Travlos (viyolonsel) tarafından kuruldu. Atina'da profesyonel anlamdaki tek yaylı çalgılar dörtülüsü. Ünlü Megaron tarafından “ECHO Rising Stars” ödülüne de aday gösterilen dörtlü Ankara'ya ikinci kemanda topluluğun destekçi ve dostlarından Arnavut kemancı Eugjen Zhibaj ile geldi.

Dörtlünün Türk viyolacısı Ali Başeğmezler, ikisi de viyola sanatçısı olan Betil-Nejat Başeğmezler'in oğlu. Hacettepe Devlet Konservatuarındaı Feza Gökmen'in öğrencisiydi. Daha sonra Leipzig Müzik Yüksek Okulu'nda Prof. Tatjana Masurenko ile çalıştı. Ayrıca Bruno Guiranna, Stefan Kamasaand, Nobuko Imai gibi dünyaca ünlü viyolacıların ustalık sınıflarına katıldı. 2006'da lisans, 2008'de lisansüstü eğitimini çok iyi dereceyle tamamladı ve Atina'ya yerleşerek profesyonel çalışmalarına başladı. 2005 yılından bu yana Atina Müzik Dostları Oda Orkestrası’nın baş viyolacısı , ERGON Ensemble’ın da kurucu üyesi. Ankaradaki müzikseverler onu, altı yıl önce babası Nejat Başeğmezler’in “Lausanne” başlıklı Viyola Konçertosu’nun ilk seslendirilişini CSO eşliğinde yaparken dinlemiş olabilirler.

Tetraktys, Ankara dinletisi için Bach'ın Füg Sanatı'ndan dört parça, Yunan besteci Nikos Skalkottas'ın Yaylı Dörtlü İçin On Eskiz, Şostakoviç'in en kısa kuarteti olan 7. Dörtlü ve Borodin'in 2. dörtlüsünü programına almıştı. Bir şansları, dinletinin Ankara'nın en iyi akustikli salonu olan tarihî Halkevi-Türkocağı, bugünkü Resim Heykel Müzesi Salonu'nda veriliyor olmasıydı. Eserlerin tümünde virtüoziteleri, bütüncül ve parlak tınılarıyla Avrupa'nın pek çok ünlü dörtlüsünden aşağı kalmayacaklarını gösterdiler. Nitekim dinleyicinin de büyük alkışını aldılar. Dinleyiciler arasında Yunanistan'ın Ankara Büyükelçisi, Kiryakos Lukakis de vardı. Konser sonrası, “işte müziğin gücü” yorumunu yapan büyükelçiyle bizim Ali Başeğmezler'in karşılıklı Yunanca konuşmaları da hoştu. Konserin tek eksiği, bir de Türk bestecisinden parça seslendirilmemiş olmasıydı. Umarım ilerde o da olur.

22.04.2014