• Karaözü'nün aydınlık insanları     Otyam ve Fazıl'ı nasıl kucakladı?

    Karaözü'nün aydınlık insanları Otyam ve Fazıl'ı nasıl kucakladı?

      Önce başlıkta sorunun yanıtını vereyim! Kayseri'ye 85 kilometre mesafedeki Karaözü Köyü'nün (şimdi Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesi üzerinden mahallesi olmuş!) aydınlık insanları, Fikret Otyam ve Fazıl Say'ı ayrı ayrı, davul-zurnayla karşıladı, coşkuyla, içtenlikle, sevgiyle bağrına bastı. Yazının Devamı

  • Son Carmen'de yeni bir yıldız...

    Son Carmen'de yeni bir yıldız...

    Carmen tüm mezzosopranoların gönlünde yatan, bu rolü oynayabilmek için gereğinde birbirleriyle yarıştıkları, nüfuz sahiplerini, lobileri araya koydukları bir roldür. Yeterli mezzo bulunamadığı zaman kimi dramatik sopranoların seslerini mezzoya zorlayarak söylediklerinin tanığı çoktur. Yazının Devamı

  • 23 Nisan temsilleri kimin talimatı?

    23 Nisan temsilleri kimin talimatı?

    Böyle bir soruyla karşılaşınca insan, aklına hemen Atatürk gelir. Bu bayramı ihdas eden, egemenlik kavramına ve çocuklara adayan Atatürk'tür. Devlet sanat kurumlarıyla, bir kısım özel eğitim kurumu da her 23 Nisan'da çocuklara özel programlar yaparlar. Ama bu yıl değişik bir “yorum” var!.. İstanbul'da özel bir anaokulunun (!) aklı baliğ olmamış, “sabi sübyan” minicik çocukları camiye namaz kılmaya götürdüğü gün, Kültür ve Turizm Bakanlığı da, ilginç bir açıklama yaptı. Bakın ne dedi? Yazının Devamı

  • Çello nasıl kemençe, kaval, kontrabas olur?

    Çello nasıl kemençe, kaval, kontrabas olur?

      Olur mu? Viyolonsel, kemençe, kaval, kontrabas, keman olur mu? Fazıl Say besteler, genç Dorukhan Doruk seslendirirse mükemmelen oluyor! Fazıl'ın “Dört Şehir” sonatında bunların tümünü duymak mümkün... Yazının Devamı

  • “El Sistema”nın çocukları Ankara'daydı...

    “El Sistema”nın çocukları Ankara'daydı...

    Yoksul teneke mahallerinin sokaklarda yalın ayak koşturan çocuklarını toplayıp eğiterek gayretli müzisyenlere dönüştüren Venezuella'daki “El Sistema” projesinin ürünlerinden biri olan Simon Bolivar Quartet 31. Uluslararası Ankara Müzik Festivali çerçevesinde dinleyicinin büyük beğenisini kazandı. Yazının Devamı

Anasayfa

Müzikte İsrail'le İlişkiler Sıcak...

Şef Shambadan OAB'i yönetti

 Siyasal ve diplomatik alandaki kimi anlaşmazlık ve çatışmalar, sanatsal ilişkilere yansımamalı, yansıtılmamalı.

AKP döneminde giderek soğuyan, inişli çıkışlı bir görünüm çizen İsrail'le ilişkiler, bir ara sanatsal alışverişe de yansıdı. İsrailli sanatçılar, hükümet korkusuyla devlet sanat kurumlarından çizik yediler, izlencelerden çıkartıldılar. Neyse ki müzik kurumları o korku ortamından sıyrıldı.

13 Şubat akşamı Orkestra Akademik Başkent, aylık Denizbank Konserleri çerçevesinde İsrailli ünlü şef Lior Shambadal (d.1950), besteci Anna Segal (d.1974) ve İtalyan kemancı Davide Alogna'yı ağırladı. Konserin girişinde, Ukrayna doğumlu, Rubin Müzik Akademisi mezunu, Berlin'de yaşayan İsrailli besteci Anna Segal'in “ Bir Haydn Konçertosuna Saygı” başlıklı yapıtının Türkiye prömiyeri yapıldı. Yapıt ilk kez 2008'de şef Omri Hadari yönetiminde İsrail'de seslendirilmişti.

Haydn'ın “Veda Senfonisi” pek ünlüdür ve çoğu orkestra bunu mizansenli olarak seslendirir. Senfoninin sonuna doğru her müzisyen önünde yanan mumu söndürerek dışarı çıkar, böylece çalgıcılar teker teker eksilirler. Haydn bunu, yanlarında çalışmakta oldukları Esterhazi ailesine müzisyenlerin izin gereksinimini vurgulamak için bestelemişti. Segal'in ise parlak bir fikirle bunun tam tersini yaptığını gördük. Sahneye önce tek başına şef çıktı, ardından bir kemancı gelerek partisini çalmaya başladı, öteki müzisyenlerde birer ikişer yerlerine geçerek kendi partilerini seslendirmeye başladılar. Dinlenebilir nitelikte tonal bir müzikti. Anna Segal, sahneye davet edildi ve dinleyici tarafından beğeniyle alkışlandı.

İtalyan kemancı Davide Alogna ise Haydn'ın 1 numaralı do majör konçertosunu çaldı. Vasat bir seslendirme oldu. Bis olarak ise orkestrayla hazırladıkları Astor Piazzola tangosunda Alogna başarılıydı.

Konserin etkileyici ve iyi hazırlanmış yapıtı İngiliz besteci Benjamin Britten'in (1913-1976), bir başka İngiliz besteci Frank Bridge'in ( 1879-1941) bir teması üzerine yazdığı çeşitlemelerdi... Belli ki şef Shambadal orkestrayı iyi hazırlamıştı. Orkestra iyi bir entonasyonla bütüncül bir seslendirme yaptı ve şef Shambadal iki varyasyonu bis olarak yeniden çaldırdı.

Shambadal geçtiğimiz yıllarda birkaç kez Bilkent Senfoni Orkestrası'na konuk olarak gelmişti. Konser sonrası kısa sohbetimizde kendisini kutlarken, Britten eseri için kaç prova yaptırdığını sordum. OAB'in genel müzik yönetmeni şef Ertuğ Korkmaz da yanımızdaydı, altı mı, yedi mi konusunda Korkmaz'a danıştı. Demek ki bu mükemmel seslendirme yedi provanın sonunda elde edilmişti. Orkestra bu yapıtı da ilk kez çalarak repertuarına dâhil etmiş oldu. OAB, yabancı şef ve solistlerle, prömiyer yapıtlarla giderek daha çekici bir hâle geliyor.

13 Şubat 2014